Thursday, 23 August 2007

1 Ağustos tarihinde ilk ve şu ana kadar son kez aldığı emzik. 1-2 dakika emdi, bıraktı. Emmeye başlasa çok sakinleşecek ama bir türlü kabul etmiyor. Delikanlılığa yakıştıramıyor sanırım :P


Uykuya geçiş öncesi.

İlk zamanlar çoğunlukla emerek, zaman zaman da kendi kendine uykuya dalıyordu. Ancak annemin gelişi sonrası sallanmaya alıştı:) Önceleri anneme kızıyordum, sonra düşündüm, Benim işim ne? Çocuğumu sağlıklı ve huzurlu bir şekilde doyurmak, eğlendirmek ve uyutmaktan başka işim ne?

İk başlarda Kontrollü Ağlatma-Ferber Metodu, Cry It Out mantıklı gelmişti. Yatağa atıp çocuk katılana kadar ağlatmak değildi elbette aklımdaki model. Daha çok Pratik Anne'nin modeline benziyordu.

Hamileliğim sırasında Meltem attachment parenting'den bahsetmişti ama ne olduğunu araştırmamıştım, arada kaynamıştı. Mehmed Kaan'ı ağlatmadan nasıl uyutabilirim diye internette dolaşmaya başladığım sıralarda karşıma çıktı. Aslında Anadolu'dan Güney Amerika'ya, Asya'dan Afrika'ya kadar pek çok kültürde, toplumda uygulanagelmekte olan bebek büyütme işinin modern adı olduğunu düşünüyorum attachment parenting'in :)) Yanılıyor muyum ey bilenler? :))

Ağlatarak Uyutma ve Ağlatmadan/Yardımla Uyutma modelleri hakkında okurken şunu düşünmüştüm: 'Modern Zamanlarda' anneler bir an önce işe dönmek, geceleri uyuyup iyi dinlenmek zorunda, bebeklerini uyutmaya çalışırken kaybedecek zamanları ve enerjileri yok. Bebeği emzirerek, sallayarak, velhasıl zaman ve emek harcayarak uyutma metodunun bu zamanda rağbet görmemesinin asıl nedeni bu olsa gerek?

Elizabeth Pantley'i okurken gördüm ki o da aynısını düşünüyor ve bebeğin emerek uykuya dalması konusunda şunları söylüyor: (Kısaca ve kabaca tercüme ile)

Pek çok uyku uzmanı, bebeğin annesini em(e)rek ya da emzik em(e)rek uyumasını olumsuz (Negative Sleep Association) buluyor. Oysa ne ben, ne de bebeğim aynı fikirdeyiz. Bence bu yöntem, bir bebeğin uyuyabileceği en pozitif, en doğal ve en güzel yöntem. Bebeğin annesini emerek uyumasındaki asıl problem, uyku ve emme arasında oluşturacağı bağ değil, bizlerin yoğun gündelik yaşamı. Eğer bebeğinize bakmaktan başka yapacak bir işiniz yoksa bebek bu ihtiyaçtan vazgeçene kadar günlerinizi gayet güzel geçireceğiniz bir yöntem. Ancak günümüzde çok az anne-baba, bebekleri büyüyene kadar işine gücüne ara verebilecek lükse sahiptir.

Eğer ben bu lükse sahip olan az sayıdaki anneden birisiysem neden bebeğimi bu en doğal, en huzurlu uykuya geçiş yönteminden mahrum edeyim?

Annem, ben 40 günlükken beni bakıcıya emanet edip işe dönmüş. Eğer ben her anımı, 7/24, bebeğimle geçirme lüksüne sahipsem neden olmasın?

Bu 7/24 olayı hem bir lüks, hem bir nimet ama aynı zamanda da, zaman zaman yorucu bir sorumluluk. Doğum öncesinde çok yoğun hayatları olan arkadaşlar bebeğin gelişiyle birlikte bir boşluğa düşebiliyorlar.

Çünkü günler; uyan(-dırıl:)), emzir, altını değiştir, oyna, sling'ine koy dolaş, bu esnada yemek yapmaya ve/veya yemeye çalış, yine emzir, altını değiştir, uyut, o uyuyorken çamaşırları makinaya at, dağılanları topla, bebek uyandı emzir, altını değiştir, oyna........... :))))) şeklinde geçiyor ve annenin akşam bebek uyuduktan sonra, kendisi uykuya yenik düşmeden önce topu topu 1-2 saati kalıyor kendisine ayırabileceği. Kitap mı okumalı, haberleri mi izlemeli, telefonda arkadaşlarla mı dertleşmeli, şöyle ayakları uzatıp bir şeyler içip kafa mı dinlenmeli... Birazdan bebek emmek için uyanacak, en iyisi yatıp uyumalı:)))))

Bunlar, karşıdan bakıldığında ya da anne açısından çok monoton, yorucu görülebilir ki öyledir de zaten. Eğer benim gibi, Kant gibi, Freud gibi (kendimi kimlere aynı kefeye koyup ego t@tmini yapıyorum dikkatinizi çekerim:P) her gün aynı saatte, aynı şeyleri yapmaktan zevk alan bir yapıya sahip değilseniz vah size, vahlar size.. Çünkü ilk aylardaki bu tempo (hangi tempo?:))) adamı monotonluktan bayabilir :)

Oysa olaya bir de bebek açısından bakarsak çok farklı şeyler görürüz. Bir kere bebekler rutini sever. Her gün aynı saatte aynı şeyleri yapmak bebekte güven duygusu oluşturur. Siz sıkıntıdan patlıyor olabilirsiniz ama bebiş en mutlu anlarını yaşıyor olabilir:)

Ayrıca bu monotonluk bebeğin gündelik yaşamının rayına oturmasına yardımcı olur.

Ve en önemlisi, bebek istediği an anneyi, kokusunu, sıcaklığını ve m(e)meyi yanında bulur. Bu, bir bebeğin/çocuğun sahip olabileceği en güzel şey olsa gerek ve maalesef bu lüksü günümüzde her bebek bulamıyor (bkz: çalışan annenin çocuğu olma sendromu:P bkz: ben:P)

Sonuç olarak, emzir-uyut-oyna/oyala çemberi renklenerek ve çeşitlenerek genişleyecek. Bebeğinizle birlikte 7/24 o çemberin içinde olma lüksüne sahipseniz tadını çıkarın. O lükse sahip değilseniz de üzülmeyin ama elinizden geleni yapın.

Ev dışında çalışan anne çocuğu olarak ev dışında çalışan annelere küçük bir tüyo; (çünkü her anne çalışır ama bazısı hem evde hem ev dışında duble çalışır:)) Tüm izinlerinizi yazın kullanıp bitirmeyin, şöyle 1 hafta 10 günü de kış zamanına, çocuğunuzun okul zamanına bırakın. Okuldan gelip zili çalmanın, kapının anne tarafından açılmasının, sıcacık evde (hem soba-kalorifer sıcaklığı hem anne sıcaklığı:)) sizi pastaların-börek ve kurabiyelerin bekliyor olmasının tadı unutulmuyor. Üzerinden 20 sene geçse bile..

Çok acıklı oldu, küçük Emr@h blogu basmadan, gözyaşları sel olmadan konuyu kapatalım:)))

Bir de; aman ha sakın kimse alınmasın, hiç bir tercihin eleştirisini yapmıyorum.

Hmm... hangisini seçsem acaba?

Bakayim kaporta sağlam mı:P

İmdaaatt!
:)

Bu postun ortalarında koştura koştura aşıya gittik geldik. Verem aşısını da oldu gün itibariyle. Sol koldan yedi iğneyi. Biraz, çok az ağladı. Şimdilik iyi görünüyor, böyle devam eder umarım.

Artık yürüyerek gidip geliyoruz, hem o hava alıyor, hem ben yürüyüş yapmış oluyorum.

Hava yağmurlu ve soğuk, kalorifer yakıyoruz, ben deri ceketimi, Memo da İnci teyzesinin hediyesi beresini giydi:))


Fare fobisi olanlar burdan sonrasını okumasın:))

**************************

Londra'nın nesi meşhurdur diye sorarsanız, 'fareleri' cevabı ilk 5'e girer:)

Dün sabah koridordan salona doğru yürüyorum. Havalar kapalı olduğundan ortalık biraz karanlık, ben uyku mahmuru.. Salon kapısının tam karşısında, Memo'nun masanın bacaklarına kurulmuş ultramodern salıncağının önünde bir 'şey' Iyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy!
Kuyruğu olan, yerde yatan, minicik bir şey!

Ölmüş zavallıcık da... Biz 4. katta ve sıfır bir binada oturuyoruz! Burada fare ne arar ya? Hayır ev pis desem, annem gideli daha 1 ay olmadı:P Her yer çamaşır suyu, deterjan kokuyor buram buram:)))

Bi de niye evin ortasında, nasıl ölmüş onu anlamadım. İyi ki eşim evdeydi. Hayvancağızı aldı attı.
Emlakçıyı aradım, o da 4. katta fare olmasına oldukça şaşırdı. Yakında ilaçlama için gelecekler. Bir de bir alet ısmarladım. Elektro manyetik, ultrasoundsal, iyonik bilmem neler yayan ve fare, böcek, karınca vs hepsini evden uzak tutan bir edevat. Bekliyoruz gelmesini....

Hep birlikte bir daha; Iyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy

:)))

15 comments:

Açalya said...

Sondan basliyayim;
Iyyyyyyyyyyyyy

Oralar sogudu demek, yagmur yagmadiginda tam gezilecek kivamda olmustur. Buralar kavruluyor hala.

Bizimki de nefret ediyor 'tummy time'dan, imdaaaaat seklinde o da garibim.

Bu asilarin hepsi karma olsa da bir kere de bitiverse degil mi?

Bundan 1 ay once Dante'nin nasil uyudugunu ya senin ya da Ayca'nin bloguna yazmistim. Iste efenim, yataga bir koyuyorum, white noise esliginde, bir iki de basini oksamayla uykuya daliyor tabi ben odada oyalaniyorum, varligimi hissettiriyorum diye. Evet aynen OYLEYDI. Oh demistim, ne guzel hic uykuya dalma krizleri yasamayacagiz. NERDEEEE. Onu yazdigimin ertesi haftasi, o sekilde uyumamaya basladi, zaten memede uykuya dalan bir bebekti, ben cribine koyunca uyanip tekrar kendisi uykuya dalan bir bebekti, ama degisiverdi, kucakta pış pış uyumak isteyiverdi bir gun ve bu hala boyle devam etmekte. Oyle seviyor ki, ağzına emziği verip pış pış lafini duyar duymaz hop gozler gidiyor. Bir iki kere sallama ile yataga koyuyorum, hop uyaniyor yine, aliyorum kucagima yine ve sallamaya devam, sirtim, belim agridan kiriliyor ama cok zevkli ve ben hic sikayet edemiyorum. Onu oyle guven icinde uykuya dalarken seyretmek dunyalara bedel. Ferber Merber ben yapamam o 911 aglamasindan sonra...Ha kucakta sallama da istememeye basladi son iki gundur mesela, neymis cribine yatcakmis, ben de bizim yataga, birbirimize baka baka uyuycakmisiz efenim. Ona da okey! 3 aylik bebek simarmaz. Elimizden ne kadari geliyorsa o kadar sevgi ve ilgi gostermeliyiz. Guven duygusu olussun hem de bize bagimli olsun (bu da bir cesit annenin icgudusel kendini tatmini, yoksa aaaa oglum bagizmsiz olsun, ana kuzusu olmasin deriz ama icten ice hosumuza gider bu durum, igrenciz!) Biz sonradan olma ev hanimlari simartalim anacim evlatlarimizi, bu gunler geri gelmeyecek, verebildigimizin en cogunu verelim, fedakarligin alasini yapalim. Neyse, ne diyordum, Dante bir ara uykudan uyaninca katila katila agliyordu biz cribine kosana kadar, ben kucagima aldigimin salisesinde susuyordu. Simdilerde uyaniyor, monitorden duyuyorum, nefesinden anliyorum uyandigini ve etrafa bakindigini, yavasca odaya giriyorum, ilk iki gun beni gorunce aninda agliyordu yine kucagima alinca aninda susuyordu. Simdilerde uynaiyor, etrafa bakiniyor yine ve beni gorunce gulucukler atiyor, geriniyor falan. Beni bekliyor yavrum yani. Koca adam gibi.
Yani diyecegim nedir?
Bu bebeklerin bir gunu bir gunune uymuyor anacim... :)) kitaplar yine halt etmis :)))
Not: Ama sana bir sey diyeyim mi? Bebek kitaplarimdan en cok ise yarayani hangisi biliyor musun?
'The Happiest Baby On The Block'
Kitap ne dediyse hepsini uyguladim ve hepsinden tam feedback aldim, cok cok cok cok isime yaradi, tavsiye ederim. Sirma sacli Memo'yu da minciklarim o dugme burnundan.

Minik Patikler said...

Tam o aleti önerecektim ki sen zaten sipariş etmişsin :) Allah korumuş Kaan'a daha yakın bulabilirdin fareyi.
Uyku konusunda benim yöntemimi ve düşüncemi uygulamaya başlamışsın :) Tebrikler :) İlk başta Mehmed'i bi yastıkta görünce amanın dedim Esra kendinde değil herhalde hani yöntem nere gitti dedim. Ben halka inanır, güvenirim ve bu yöntem yıllardır kullanılıyorsa bi bildikleri vardır derim ve umarım böyle devam eder diye temennide bulunurum senin için. Bizde bir yöntem sürekli kullanılAMAdı hiç. Bu aralar takıntısı beyninin ortasına kadar yorgan örtmek mesela, ondan önce kuzuyla uyumak istiyordu, bir ara bacagını kaşıyım istedi, fistülün dorukta olduğu zamanlarda çingene salıncağının insanlı versiyonunu istiyordu. du.du.du. Doktorumuz bebeler sevgiyle büyür demişti cry it out denemek istediğimi söyleyince. Kendisi iyi bir proftur, eh demek o cry it out pek sevgi dolu bir yöntem değil diye düşünüyorum o günden beri. Ben oğlum başka nedenlerden dolayı çok ağladığı için hayatına o yöntemleri hiç sokmadım, denemedim bile. Daha evvel demiştim düzen oturtmaya çalışan arkadaşlarımın düzenleri illa ki şaşıyor, çıkan bir diş, ateşli bir hastalık, gazla dolan bağırsaklar, yeni gelen kardeş, küçük kazalar vs. sürekli başa dönüyorlar ve onların işi çok daha zorlaşıyor.


Demek aşılara yürüyerek gidip geliyorsunuz biizm gibi :) Aşı yerini nazikçe öperiz efendim, Allah dermansız dert vermesin..

iremmm said...

ııııyyyyyyy... :) nerden cıktı o gereksiz sseeeyy :)





bu arada emzik olayinda merak etme..onu sonra sonra kabul edıyolar..

aman arkadasim pes etme denemekten vazgecme,eeeen buyuk kurtaricin olucak..yasasin emzik cilginligi :))))

tuna said...

bir kere denedim o metodu, okudugum her kitapta ovuyordu gaza geldim, bir gece ve sadece 15 dk yetti, iki saat hickirdi uyurken, ellere kollara kuvvet, sallamiyoruz ama kucakta dolastiriyoruz, simdilik hem kilo hem vaktimin olmasi acisindan problem yok, katiliyorum sana :)
bahsettigin fare, hasere uzak tutucu guzel bir aletmis :)

Meltem Sözer said...

Canım arkadaşım yanındayım :) Attachment parenting bence de tam söylediğin şey. Benim tek üzüldüğüm nokta kadınların artık anne olmaktan utanması. Kendi hayatından ne kadar az ödün veriyorsun o kadar destek alıyorsun. Bırak çocuk ağlasın ciğerleri açılır gibi şeyler söyleyenler bile oldu.(her sefereinde tepem attı ama tartışmaya girmedim nasıl olsa dediklerini yapmayacağımı bildiğim için)Hatta ailemizden bir kaç kişi bebek bakmak zordur sen çalış daha iyi dediler. Ben kendimi anne olmaya hazır hissettiğim için Arel oldu.Şimdi benim haytımı engelliyormuş gibi davranmak çok acımasızca. Bu aralar ben de Arel'i kucağımda uyutuyorum. Hatta o uyuduktan sonra zor bırakıyorum yatağına bazen bırakmıyorum onu seyrediyorum. Hayatta herşeyi tadını çıkararak yaşamak lazım. Anne olmak gerçekten çok yorucu bazen. Ama çok keyifli.
Iyyyy konusuna gelirsek daha önce İngiltere'de yaşamış biri olarak ben de biliyorum o fareleri. Pek bir fındık faresi oluyorlar insan tiksinsin mi üzülsün mü?bilemiyor
Memo'ya sevgiler öpücükler...

isimsiz said...

blogunuzu zevkle takip ediyorum allah yavrunuzu size bagislasin .
bocek fare vs uzaklastiran aletin adini ve nasil temin edebilecegimizi yazarsaniz cok sevinirim simdiden tesekkurler

AYSUN said...

ıyyy gerçekten de:( Şükür ki kaana daha yakın değilmiş...

Ohh artık yürüyorsunuz demek kaanla. Amman havalara dikkat kaancık üşümesin. Yeleine bayıldım bu arada:)

Berkle beraber yatıyoruz bana sarılıyor ve 10 dakikada uyku:) Ne güzelmiş onun kokusunu duyarak uykuya dalmak... Ama dalınca herkes kendi yatağına gidiyor:):)

Swayline said...

Aman allahım Esra çok mide bulandırıcı bişiydir o fare. Bide allahtan göz önünde bi yerde ölmüş, ya dolap arkasına-altına girip ölseydi hafazan allah kokardı o orada.
Sınıfımda öyle bişiy başıma geldide ordan biliyorum. Müdürü çağırıyorum "hocam bi koku var adam çağırıp dolapları söktürelim" diyorum o bana "halılar yıkandıktan sonra ıslak kalmıştır hocaanım" diyor öyle öyle 15 gün fare leşiyle beraber oturttu alçak adam. sonunda çağırdık bir tamirci kokunun geldiği yeri bi açtılar leş.
Ben de Yağız'ı emzirerek uyutuyorum. Bir kez cry it out denedim aşkıma kıyamadım.
Benim oğlum hiç bi şeye o kadar ağlamaz.aşı yapılırken bile hiç ağlamadı. Doktor amcası çok şaşırırdı her seferinde.Ama yatakta tek kalınca ağlıyor canım benim. O ağlarken gözünün içine baka baka kucağıma almamak benim tarzım olamaz.
Kreşe başladığında nasıl yapacaklar bilmiyorum ama bi an önce en azından gündüz uykusunda emmeden uyumayı öğrenmeli.

Benim annemde çalışıyordu Esracım ve biliyomusun.
Okuldan eve geldiğinde kapıyı çalarak içeriye girmeyi,evin sıcak olmasını,yemeğin hazır olmasını,o gün neler yaptığını öğrendiğini anlatmayı, sohbet etmeyi, anneyle beraber ders çalışmayı. Ben hiç yaşamadım. oğlumlaysa doya doya yaşamak istiyorum.

Mehmet Kaan kocaman oldu bu arada hep takip ediyorum. kocaman öptük yanaklayından.

süpürgesizcadi said...

Farelere ben iyyyyy diyemiyorum artik,benim esim ve cad kizm pek hayvansever olurlar, normal kedi köpek ilgilendirmez ama onlari gideriz fare severiz :))))evimizde yok cok sükür gerci babamiz ve kizimiz bi ara bana kabul ettirmek icin baya baski uyguladi ama yemezler :))

Kucak'da uyutmaya gelince eger Bebegin bundan hoslaniyorsa ne ala,bende aglatmaya gereksiz bulanlardanim, Asya kucagi sevmiyor sIkIlIyor resmen mizlanmaya basliyor, o yere yatacak ve elleri ayaklari rahat haraket edecek, Dilara'da ayni böyleydi hatta ben her firsatta kucagima alirdim ve Annem kucaga alisacak bu bebek derdi, bende ay anne ben onu kucaklamicam da kimi kucaklayacagim derdim :) ikincide biraz daha temkinli oldugumu belirtmeliyim ama cünkü bu defa sadece bebegim yok ilgilenmem gereken birde yaklasik 6 yasinda kizim var bütün vaktimi sadece Asya'ya ayiramam yani dengeyi saglamaya calisiyorum :)

bebiş said...

esracım su cocugun ayaklarımı cok ufak yoksa sızın oralarda ufak corapmı yok alıskanlık olacak vallaha buyuyuncede buyuk corap gıymek ısterse sasırma ne zaman gorsem buyuk corap sedece bır kez tam bır coraplı resmını gordum yanılıyormuyum:)fare için verilmiş sadakanız varmıs ısırlılmadan mefta olmus fare gecmıs olsun,

KeLeBeK said...

iyiki bebeğinizin yanına çıkmamış allah muhafaza,
ilk beş arasına girmesi ne kadar ilginç, soğuk ve sulu bir ülkede salyangoz olsa anlayacağım da...

zeynep said...

esracım belli ki şimdi uyutmakta güçlük çekiyosun. ama göreceksin ki 1-1.5 ay sonra düzene girecek.gündüz uyumaları az olsa da geceleri yoğun bir şekilde uyuyacak. bence memede uyutmamaya çalış emzir ve yatır. ya da hani o masanın altında yaptığın salıncakta salla. teyzem bana ahmede uyku düzeni kur demişti. 1 hafta hiç iş yapma buna uğraş dedi.gündüz 11-12 arası, 14-17 arası ve 19-20 arası uyut. sonra da gece uykusua alışsın dedi. ben annelerin çalışması taraftarıyım. bebeği bakıcak güvenilir biri bulunduğu takdirde tabii.ama öyle her gün değil. en azından part-time olarak.çünkü annenin de sosyal yaşama ve kendi kazancına mutlak ihtiyacı var. az da olsa kendi geliri olması çok güzel. eğer ki evde yapılabilecek bir iş bulunursa (ben kitap yazıyorum mesela) bu daha ve çok daha süper. annem de evde dikiş dikerek büyüttü bizi:))

son olarak ıııııııyyyyyyyyyyyyyyyyyyy........

minik talhanın annesi said...

ıyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy
allah korumuş mehmed kaan'ı. bu arada ben de o aletin adını soracaktım.
tamam hayvanları sevelim ama böcekler ve fareler uzak olsun lütfen :(

Minik Patikler said...

Türkiye'de olanlar için aletin ismi Pest Go. http://www.pestgo.com/ biz kullanıyoruz, kullanacağınız yerin alanına göre gerekli dalgayı yayan aleti alıyorsunuz, fişe takıyorsunuz ve sitede bahsedilen bazı canlıları yaydıgı sesle uzaklastırıyor. Yalnız evde kedi köpek besliyorsanız dikkatle inceleyin, ses belki onları da rahatsız edebilir.

Anonymous said...

rahat birakin bebisleri istedikleri gibi buyusunler :)

ama esracim olmaz ki bebisi laptopa baktiriyorsun,cik cik cik senin gibi bilincli bi anne bole yapar mi :)tv ve oyle hizli hareket eden seyler bebeklere yasak dememis miydin :)

uyku icin anneme sordum ,en iyi yontem banyo yaptirmakmis :)nazarini,stresini falan alir gotururmus bebis de misil misil uyurmus :)

yaninda durup arada kokliycaksin tabii bebegi ,oole yatagina ativermek yoookkk ,isinizin adi ne ey anneler ,bebislerinizi alin kucaginiza simartin :)

yesim

x