Monday, 25 June 2007

Bilun teyzeee!
We love yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa :))))))))))))))))

Çok ince, düşünceli ve de tatlısın:) Çok da beceriklisin:) Binlerce teşekkürler:)

Bitez de yalısına varmadan Halil'im amman koptu kıyaaameeet!

Nimet teyzee! Hadi gel de Harmandalı oynayalım birlikte :)

Zorlu Kaya Tırmanışı:)
Tüm kalpleri fethetmeliyim:))


Yazmak istediğim çok şey var ancak hem vakitsizlikten, hem de evde kişi başına düşen bilgisayar sayısının azlığından bir türlü yazamadım:) İşin kötüsü aklımda birikenleri de unutmaya başladım.

Cuma günü Mehmed'in 40'ı çıktı çok şükür.

Cumartesi 'yine' alışveriş merkezindeydik. Türkiye çöl sıcakları ile kavrulurken burada hava rüzgarlı, yağmurlu ve serin. Kıskandırmak gibi olmasın :P Özellikle hamile arkadaşlar açısından oradaki sıcaklara katlanmak çok zor olmalı.

Mehmed paşa geceleri üstünü açtığı için 'sleeping bag' denilen uyku torbalarından almak istedim ancak 24 derece ve üstü oda sıcaklığı için çocuğun alt bezi ve ince bir çarşafla yatırılması tavsiye edildiğinden almadım:)

Çocuğu ben açıyorum, annem kapatıyor demiştim:) Şimdi sadece çarşafla çıplak yatırmaya kalksam anneciğimin yüreğine iner herhalde!

Şu anda kısa kollu, bacaksız body ile yatırıp üzerine penye bir bebek battaniyesi örtüyorum. Annemse 3 battaniye birden örtmeye kalkışıyor. Çocuğun üşümediğini, üşüse zaten bizi bundan haberdar edeceğini söylüyorum ama.. :)

Ebeler görse aşırı sıcaktan öldürecek misiniz çocuğu diye kızarlar:)

Oturduğumuz sitenin bahçesine zaman zaman anneler çocuklarını çıkarıyorlar. Havaların güzel olduğu geçen gün bir kaç anne çocukları ile çimlerin üzerinde oturuyorlardı. Havalar ne kadar güzel olsa da buralar hala serin ancak hem kadınlar, hem çocukları (2-3 yaş civarında idiler) altlarına hiç bir şey koymadan öylece çimlerin üzerinde oturuyorlardı. Çağırıp anneme gösterdim. 'Ne aman yerden soğuk kaparım, ne çır çır olurum, ne üşürüm' kaygıları var:)

Bak dedim anneme, seneye baharda ben de böyle oturtacağım torununu:) Neeee sakıııınnn! diye tepki verdi:))

Cumartesi alışveriş yaparken annemler bir dükkana girdiler, içerisi dar olduğundan bebek arabasıyla ben girmek istemedim ve dışarda bekledim. Mehmed'in üzerinde uzun kollu, bacaklı bir tulum vardı. Üzerine de ince bir battaniye atmıştım. Ancak annem sürekli üşür mü? diye kaygılandığından 1 battaniye de yanımıza yedek almıştık. Kaldırımda beklerken, esen rüzgar ve serin hava bir an beni tedirgin etti. Aslında hava değil de, annemin sürekli evhamlanması beni bir an gaflete düşürdü:) Çıkarıp tam ikinci battaniyeyi örttüm ki yanımdan 1-2 aylık bebekleri ile genç bir çift geçti. Mehmed'den daha büyük olmayan bebeğin üzerinde hiç battaniye yoktu:) Sadece uzun kollu bir t-shirt ve pantolon giydirmişler ve öylece çıkarmışlardı. Tabi hemen 'Saçmalama Esra, hiç bir şey olmaz. Nasıl alışırsa öyle gider' diyerek 2. battaniyeyi kaldırdım:)


O gün gün boyu pek çok insan durup durup Mehmed'i sevdi, onunla ilgili sorular sordu. Yaşlı İngiliz teyzelerden genç annelere kadar. Akşam eve geldiğimizde, bir yandan emziriyor, bir yandan da ballandıra ballandıra eşime anlatıyordum. 'Oğlumuzu şöyle sevdiler, böyle sevdiler' diye. Hemen arkasından, curk curk curk sesleri ile süt emen oğluşu gösterip, 'siz hayatınızda hiç böyle iştahlı yemek yediniz mi?' diye sordum ki... Vaaay sen misin konuşan? Daha lafım biter bitmez, sessiz sakin duran çocuk bir açtı ağzını. Cıyak diye bir ses var ya hani, hah işte hakikaten öyle bir ses var:) Resmen dakikalarca cıyak diye diye cıyakladı.

Babam bir yandan okuyor, annemle eşim battaniyeye koyup sallıyor, ben biraz emzirmeye çalışıyorum falan. Zor teselli ettik. Bir daha sokağa çıkarken çocuğun suratına kaş-bıyık çizeyim de kimse sevimli bulup sevmesin :P

Bu yabancıların çocuklarına nazar falan değmiyor mu acaba:P

Cumartesi akşamının o keyifsizliği pazartesi akşamına kadar devam etti. Bir de üstüne boynunun altında, sürekli boynunu eğik tutmaktan oluşan kırmızılığın acısı eklenince ancak bugün kendine gelebildi. Çok şüküüüüür!

Cuma akşamı bizi ziyarete gelen Özlem teyzemizi pazar günü trene bırakmak için, bir de biraz alışveriş yapmak için çıktık. Annem gelmek istemedi, rahat dolaşabilmemiz için de Mehmed'i onunla bırakmamızı istedi. Karnı daha yeni doymuştu ve uyumak üzereydi. Biz çıktıktan kısa süre sonra uyumuş. Ana kucağında yamuk yumuk uyumayı sevdiğinden annem onu battaniye ile sarıp sarmalamış ve ana kucağına yatırmış. Bizim dönmemize yarım saat kala da, ellerinin battaniyenin içinde sıkışıp kalmasına gönlü razı gelmeyip ellerini dışarı çıkarmak istemiş. Daha dokunur dokunmaz, vaay sen misin dokunan:) Bir bağrış, bir çağrış.. Bir önceki akşamdan kalan cıyaklar çıkmış yine meydana. Zavallı anneciğim neredeyse fenalık geçiriyormuş. Ne koridorda koşturmalar, ne battaniyeye koyup sallamalar, bu sefer hiç bir şey kar etmemiş. Kadın tövbe etti bir daha uyurken çocuğa dokunmaya:)

Gelmemize 5 dakika kala susmuş, ben gelince emzirdim de keyfi biraz yerine geldi.

Pazartesi günü de keyifsizdi sağolsun. Hem emmek istiyor hem istemiyor. Hem uyumak istiyor, hem uyuyamıyor. Ne yapacağını bilemedi. Akşam mutfak alışverişine öncesinde de göl kenarına gidelim dedi eşim. O günün yorgunluğu ile canım hiç çıkmak istemedi ancak belki Mehmed avunur diye çıktık. Bizim gezenti Mehmed arabaya bindikten kısa süre sonra uykuya daldı, bir iki mıkırdanma dışında da eve dönene kadar uyanmadı:)

Bugün daha iyi çok şükür. Şimdi babasıyla hasret gideriyorlar:)



26 comments:

sabahnur said...

yawrummm yaa cok tatlı masallah.. söylemedi deme cok can yakacak bu kereta:))

Sebnem'den said...

harmandalı fotosunda gülüyor galiba..
kırkı çıkmış hayırlı olsun..artık daha rahat edersin bundan sonra.
ama anneyle yaşanan dialoglara çok güldüm...neden bu evham?sevip koklamak varken?
sizlere kolay gelsin..yeni maceralar bekliyoruz..
bu arada kaan'ın saç rengine bayıldım..
400.0000 kere maşallah..

Sebnem'den said...
This comment has been removed by the author.
nimet said...

Maşallah bitanecik yeğenime gelicem ya ben hem harmndalı oynuycam onunla hem de ege havalarının hepsini ee bir yanı nasıl olsa egeye bakıyor di mi çanakkale tarafından oğluşumun :) haa bu arada ağlamasını yaramazlık yapmasını da destekliyorum uslu çocuk mu olur bea çocuk dediğin yaramaz olur Mehmed'im gibi o yüzden elinden geldiğini ardına koymasın tam destek Nimoş teyzesinden:)(ha bu arada anneanneye değil de özellikle anne ve baba üzerine çalışmasını destekliyorum yanlış anlama olmasın:)çok öpüyorum hepinizi ha bir de çok seviyorum Mehmed Kaan' ımı, mucukkkkkkkkkk:)

Bilun said...

Maşaallah Kaan'ıma.. Yer onu Bilun teyzesi; öptüm kocaman kocaman ikinizi de :)
Evet evet sokağa çıkarken kaş bıyık çiz bi'daha :) Ne kadar tatlısın yahu, koptum vallahi :D Nazar değmiş, kıyamam ben ona :(
40'ı da çıkmış, 41 kere maşallah benim "ciddi prens"ime..

arzu c said...

esra ben bunu yerim:P, masallah, barekalah cok seker...

InciK said...

40 kere masallah, 40'imizi da cikardik ha! Ama Esra, birsey dikkatimi cekti, yuzundeki minik kizarikliklar sicaklamaktan cikiyor biliyor musun, "isilik" diyorlar ya hani. Acaba hala fazla mi geliyor giydirdiklerin ya da ustune orttukleriniz? Doktora sorarsin bir ara... 40 kere opuyorum yakisikliyi.

sumuklubocek said...

ben o saclari yerim! masallah ya delikanli havasi var saclarda simdiden, bizden soylemesi...
ciyaklamalar da olur arada esracigim, "ben buradayiiim" diyor size, ona gore ;)
cok cok pekcok opuyorum ben onu; masallah 40'ini da tebrik ediyor, sanal yumurtalari gonderiyorum...
sevgilerimle...

meltem said...

esroscugum canım benım kaan gıttıkce ne kadar tatlılasıyor masallah 41 kere...ozellıkle de yazının sonuna koydugun son fotorafta pek karızmatık cıkmıs seker sey:))

bebekler cok huy degıstırır derler kı cok dogru ben yıgenlerımden sahıdım...o nedenle sımdıkı cıyaklamalar vıyaklamar gecıcektır merak etme....tabı umarız yerını cok daha ıyı huylara bırakarak:::)))

ınsallah canım hayırlı ve saglıklı ve de mutlu bır bırey olur kaan bebısınız...

Kirpikteki Gözyaşı said...

Esra merhaba:) Fotolar süper yine her zamanki gibi:) Nazar değmiş Kaan'a:( Tabi onlar nereden bilsin maşallah ı:) 41 kere maşallah!!!Nazar değmesin inşallah!!!İkiniz de öptüm:)

Ceylin said...

esracım,

cok cok cok tatlı masallah...bence cok sarıp sarmalamamakla iyi yapıyorsun, gercekten oyle nasil alisirsa oyle gidiyor...ben de annemi su ter bezi konusunda ikna etmeye calisiyorum...surekli sirtina terledikce bez koyuyor, ben de diyorum koyma alissin..sen hic yurtdisinda yasayanlarin bebeklerinin sirtina ter bezi koydugunu gordun mu diyorum :))) gercekten ingilizlerde falan yok degilmi böyle bir adet? ben hiç görmedim de...:)))

sevgiler,
senem

Anonymous said...

Kaancım gun gectıkce tatlı bır bebek oluyorsun yanımda olsan senı yerdım sevgıler eda

Anonymous said...

Allah nazarlardan saklasin Mehmed Kaanimizi :) Nihat amcasi dun soyluyordu bana zaten ,keyfi yokmus bebisin dedim de ,nazar degdi tabii resimlerini koyuyorlar cocugun internete sirin sirin boyle olur iste diye :) yakinda biz bu siteyi hackleriz :P yegenimizin selameti icin :))

Masallah masallah ,Allah butun bebislere saglik annelere babalara da guc kuvvet versin :)

yesim teyze

Selen said...

Fıstığın 40'ı hayırlı olsun. Bu yakışıklı alışveriş merkezi kuşu olcak vallahi. Bu yabancılar bizden çok farklı şekerim. Çocuklarını banyo yaptırıp dışarı çıkartırlar, cıbıldak gezdirirler :) ama belki de en doğrusunu onlar yaparlar.
Sevgiler
(not: doktor kontrolündeki bulanık sansürüne bayıldım :) )

Anne ve Bebisi said...

Teşekkürler sabahnurcum:)

Şebnemcim, annem bol bol öpüp kokluyor torununu ama bir yandan da kıyamıyor işte:) Torun evlattan tatlıymış ya:))

Nimoşum, biz de seni çok seviyoruz. Üzme bizi, çabuk gel:)

Öpüyoruz Bilun teyzee:)

Sağolasın Arzucum:)

Teşekkürler İncicim:) Evde en ince giyinip, en hafif örtünen Mehmed Kaan aslında. Sanırım benim yediklerim dokunuyor. Süt aracılığı ile ona geçip. Baharatlı yediğimde artıyorlar, dikkat ettiğimde azalıyorlar falan. Alışsın diye hiç bir şeyden kısmamaya çalşıyorum.

Teşekkürler sumuklubocek teyzee:) Gelip o yumurtaları kendimiz almak vardı ama napalım:) Kısmet:)

Amin Meltoşcum:) Darısı başınıza:)))

Teşekkürler Kirpikteki Gözyaşı:) Ben tanıdık yabancılara dedirtiyorum bazen:P Ama dediğin gibi, diğerleri nerden bilsin:) Olan bizim yavruya oluyor:)

Teşekkürler Senemcim. Ah o ter bezleri:P Yok hakikaten buralarda öyle şeyler. Bunlar bizden sağlıklı, hem de bizden uzun yaşıyorlarsa vardır bir bildikleri değil mi? :))

Teşekkürler Eda teyze:) Yeme beni lütfeeen:P

Amiiin Yeşimcim. Allah size de versin bi tane:P

Selencim, ben de dikkatine bayıldım:P Maşallah:)) Evet bu vatandaşlar taş gibi sağlam valla:P Karda atletle dolaşanını gözlerimle gördüm:))

süpürgesizcadi said...

40 bin kere masallah cok tatli bu bebis :)))

BAna gecengün bir yurdum teyzesi " 40'i cikana kadar uslu duran bebek ,40'i cikinca kudurur" dedi sagolsun amma moral oldu :))) ama mehmed'i okuyunca ay acaba mi dedim, simdi nasil kücük Prens ???

Minik Patikler said...

Gecmis olsuuunnnn Allah nazardan saklasinn..

Meltem Sözer said...

Çocuğun üstünü ben açıyorum sevgilimin annesi kapatıyor hatta onu bir güzel sarıp sarmalıyor durumu bizde de var. Umarım baştan böyle alıştı diye hep böyle devam etmez. Çünkü doktorun kliniğine götürdüğümüzde buz gibi soğutulmuş odada yarım saat durdu. Neyse ki hasta olmadı.

Açalya said...

anneler ayni, ama bir bildikleri var. Dante sicacik kalin battaniyelere sarip sarmalandigi zaman ancak uykuya dalabiliyor ornegin...
Ben bile gecen 22 C'deki evde geceleyin donmak uzereyken uyandim.

Anonymous said...

Sevgili Esra,

Gorusemesek de herzaman takip ediyoruz Mehmed`i ve maceralarinizi:)Masallah cok tatli cok yakisikli...Ayrica da cok fotojenik:)Ne giyse yakisiyor...Kirki da cikti masallah.Rabbim hayirli ve uzun bir omur versin Mehmedcik`e ve sizlere...Annene ve babana cok cok selamlarimizi soyle...Gelmeyi cok istiyoruz bir firsatini bulup...
Yasemin teyzenin de cok cok selamlari var...
opuyoruz Mehmedcigi...
Demet...

meral said...

yaaa ben Kaan'i ozledimmmm...
sorry sizin pabuc damda:))

melike said...

internetten buldum bazı yerlerini ben değiştirdim

Bebeğin Günlüğü.....

*1. gün *

böylesi kötü bir başlangıç beklemiyordum.

oha hortumumu bile kesmişler! meme diye, süt diye birşey varmış. nerden
nasıl bulunur bu ya?

hayattan daha 1. günden soğutacaklar beni.

*2. gün *

meme buldum ama bundan süt gelmiyor, emiyorum allah emiyorum, tık yok, süt
başka yerde mi? neyse biraz daha emdim geldi, fazla emince meme sahibi
kişilik bağırdı, ne bağrıyosun açım ben! çok yalnızım be. hayır bişi
değil içerdeyken de yalnızdım ama yediğim önümde yemediğim arkamdaydı en
azından, bak yine aklıma geldi, hortumu bile kestiler yaa!

uykum geldi yine. zzzzz!

*3. gün*

memeyi sevdim, bu dünyadaki tek dostlarım bu iki meme. iyi ki varsınız.

*4. gün*

bugün bir sürü olaylar oldu, gürültü yaptılar, başka biryerlere gittik
galiba. memeden ayrılınca bağrıyorum geri geliyor, sonra uyuyorum,
uyanıyorum bir bakıyorum meme yok, neyse ama tekrar bağrınca geri geliyor
nasılsa. kaka yapmak da zevkliymiş be, eskiden yapamıyordum.

*5. gün*

bugün 15 kez kaka yaptım, rekorumu geliştirmeliyim. dikkat ettim de her
yaptığımda temizliyorlar, bunu sevdim. dikkatimi çeken bir noktada şu ki,
amma koca kafalıyım be arkadaş, ağır mı ağır tutamıyorum şerefsizim, pat o
yana, pat bu yana, dikkat etseler bari de çatlatmasak daha ilk günden.

*6. gün*

avucuma ne verseler hemen tutuyorum, tik gibi birşey, maalesef farkettiler,
herkes parmağını veriyor avucuma, mecburen tutuyorum, alemin maymunu oldum
iyi mi?

bu arada ne çok uyuyorum ya arkadaş, atamadım şu yorgunluğu, daha çok süt
içeyim en iyisi. hayır içtikçe de yoruluyorum o da ayrı, nerde o eski
günler, hortumdan geliyordu ne güzel, şimdi em allah em, bak yine aklıma
geldi, kestiler hortumu yaa.

*7. gün*

bugün solaryuma girdim, sarılık mı ne ondanmış. yine uykum geldi.

*8. gün*

biraz daha iyi hissetim kendimi, daha çok süt içiyorum artık. kaka yapma
işini de tam alt açma anına denk getiriyorum ki etraf pislensin, eziyet
olsun. naapayım ama alt açıkken daha rahat roketleyebiliyorum. kaka yaparken
başka birşey daha yapıyorum galiba, anlamaya çalışacağım bakalım.

*9. gün *

çok fena hıçkırık tutuyor, geçsin diye nefesimi tutayım dedim onu da
beceremedim, neyse ki süt içince geçiyor. bu süt her derde devaymış, bugün
bunu gördüm.

*10. gün *

sütten başka birşeyler verdiler, var ya, yeter artık be, tam alışıyordum
yine dayadılar başka birşey, hayret bişi ya, vitaminmiyiş neymiş.


*11. gün*

al işte, başladı yine bir arıza. sütten sonra çok feci karnım ağrıyor, böyle
gaz gibi bişi, eğilip bükülüyorum, binbir şekile giriyorum çıkaracağım diye.
sırtımı falan sıvazlayın bari be kardeşim.

*12. gün*

bütün gün gazdan kıvrandım arkadaş ya, bela oldu başıma, yaygarayı bastım
ben de. uyutmadım, diktim bunları da hazır asker. sonra bir saldım ki evlere
şenlik, akabinde uyudum hemen gerisini hatırlamıyorum

koray said...

ciddiyeti gercekten de insanin aklini aliyor. masallah

ASYA said...

Esra ya Kaanın çorapları ayaklarında hiç durmuyo bakıyorum:) Kıpır kıpır demek ki..
yada Kaan'a göre çorap yoktu o memlekette:P

Anneler çok mu karışıyo böyle örtme-örtmeme meselesinde ...ee bizde anne olucaz..bizim bi bildiğimiz olmayacak mı..bi tezatlık yok mu burda:)

New York'tan said...

Ne kadar buyumus masAllah,Anneler hep oyle Esra'cim fazla evhamlilar :)

Pratik Anne said...

Esra,
Yavrunun fotolari super. Bu arada anneni biraz dizginlemen gerekecek. Cunku anneanneler (ozellikle kansiz usuyen cinsleri) bebekleri de kendileri gibi zannediyorlar. Halbuki bebekler daha serin ortamda rahat ve ince giydirilmis olarak daha rahat ve uzun uyuyabiliyorlar. Istersen uyku tulumlarinin da polar kumastan degil pazen kumastan olanlarini al. Ustune bir badi giydir pantolonsuz onun ustune kolsuz tulum giydir. Ama dedigin sicaklikta bir badi, bir ince pijama pantolon yeter de artar. Bizimkini oyle alistirdim Allah'a shukur. Simdi don paca geziyor ortalikta. Bakiyorsun serin havada sicaklamis (o kadar kosturursa devamli tabi) uzerindeki ince montu hitir hitir cikarmaya calisiyor. Bir de havaya alisan bebeklerde soguktan dolayi usutme de olmuyor, olursa malesef virutik oluyor.

x