Friday, 18 May 2007

Sarılığım için pencere kenarında keyif yapmam gerekiyormuş, anne sütü ve gün ışığı (ama kesinlikle güneş ışığı değil) sarılığa birebirmiş. Koca evde beni yatıra yatıra alt değiştirme süngerinin üzerine yatırıyorlar bu arada:))

Bölüm 2
2. Gün 11 Mayıs 2007 Cuma

Bir yandan Paracetamolleri yuvarlıyor, bir yandan sancılar geldikçe Tens Machine'e basıyordum ama hiç bir şey işe yarar görümüyordu. O gece defalarca yataktan fırladım ve yerlerde kıvrandım. Ertesi gün eşim işe gitmedi ve bütün günü benimle evde geçirdi. Zaman zaman ailem ve arkadaşlarım arıyordu ancak tam konuşmanın ortasında sancı gelince telefonu atıyor ve kıvranmaya başlıyordum.

Bu arada sabah ben uyurken hastaneden aramışlar ve salı günü için normal ultrason ve renkli ultrason denilen Doppler ultrasonu ayarladıklarını, bizim için hazırlanan kağıdı bir dahaki gelişimizde almamız gerektiğini söylemişler.

Sancıların arası 10-15 dakika olarak devam ediyordu. Gün içinde bir kere küveti sıcak suyla doldurup içine uzandım, kısa bir süre için rahatlattı ancak gün boyu içinde yatmama imkan yoktu.

Öğleden sonra çok çok çok büyük miktarda brown discharge farkettim. Bunun, doğum öncesi show/nişan denen şey olduğuna hiç şüphe yoktu. Bu discharge doğumdan saatler önce olabileceği gibi günler önce de olabilirdi! Yani doğuma saatler kalmış olabileceği gibi daha günler de olabilirdi:(

Akşam olduğunda, sancılar 5 dakikada 1'e inince bir umut yine hastaneye gittik. Bütün işlemler aynı sırayla tekrarlandı. NST, tansiyon ölçümü ve muayene. Bebeğin ebatlarının küçük olması ile ilgili endişelerimi ebeye aktardığımda konuşmam için doktoru çağıracağını söyledi.
Çok tatlı bir bayan doktor geldi ve bebeğin ebatlarının o kadar da kötü olmadığını söyledi. Epey bir sohbet ettik (sancı aralarında:)) Muayenemi o yaptı ve ancak 1.5-2 cm açılma olduğunu söyledi. Günde 1 santimle 10 gün içinde doğurabilirdim:) Aman ne güzel:)

Bebeğin kalp atışları gayet normal görünüyordu, doktor eve gidebileceğimizi söyleyip yanımızdan ayrılınca, gelen bir sancı sırasında birden bire bebeğin kalp atışları 130-140'lardan 60-70'e kadar düştü. Kalp atışlarını ölçen alet dışarıya ses verdiği için dıt-dıt'ların dramatik bir şekilde düştüğü ortadaydı. Doktor ve ebe hızla yattığım perdeli bölüme daldılar ve beni yan çevirdiler. Çok şükür kalp atışları yeniden normale döndü. Doktor, 'belki de bu akşam eve gitmiyorlar' diye ebeye baktı.

Bir süre daha gözlem altında tutmaya karar verdiler. Sancılar sırasında bebeğin kalp atışlarının düşmesi normalmiş ama bizimkisi biraz abartmış:)

O andan sonra dıt-dıt'lardaki her yavaşlama yüreğimi ağzıma getirdi:(

Bir süre daha gözlem altında tutulduktan sonra herşeye kaldığımız yerden devam etmek üzere eve gönderildik. Bu arada, ultrason belgelerini isteyince doktorum salıya kadar doğurmuş olabileceğim müjdesini verdi! Neyse belgeyi aldık ve eve geldik.


Bunlar sancı aralarım:) Süt Diyarı amblemi ne kadar da anlamlı olmuş:)


Bölüm 3

3. Gün 12 Mayıs 2007 Cumartesi

Hastaneye yaptığımız 3. ziyaretten sonra yine evimize geri dönmüştük. Gece yarı uyur, yarı uyanık geçti. Bu arada, sancılar şiddetliydi ama yıllarca çektiğim regl ağrılarım bu sancılara dayanmama kolaylık sağıyordu:) Regl ağrılarına göre avantajları, sürekli değil gelip gitmeleri, aralarda bana nefes almak, yemek yemek ve hatta tv izlemek için izin vermeleriydi. Dezavantajı ise ilaç almamın hiç bir işe yaramaması ve duruma göre 3. günü de onlarla geçirme ihtimalimdi!

Artık çok yorulmuştum ama yapacak hiç bir şey yoktu. 1.5-2 santimlik açılma beni umutsuzluğa sürüklüyordu. Bu işin daha kaç gün süreceği belli değildi:(

Bu arada sancılar karnımdan, belimden falan değil, kasıklarımın 4 parmak altından, bacaklarımdan giriyordu! Hiç bacaktan giren doğum sancısı duymamıştım. Ve bacaktan giren bir krampın insanın nefesini bu kadar kesebeileceğini de tahmin edemezdim.

Sancılar sırasında, anenatal kurslarda gördüğüm nefes alıp verme tekniklerini, sandalyede, yerde kalça sallama:) tekniklerini uygulamayı çok istedim ama sancı geldiğinde doğrulmama, doğru düzgün nefes almama bile imkan olmuyordu. Yapabildiğim tek şey kıvranmaktı. Daha fazla dayanamayacağım diye ağladığım çok oldu ama dayanıyormuş insan:)

Tüm bunlar sırasında zavallı eşimin ise elinden hiç bir şey gelmiyordu. Çaresizlik hissi de onu kıvrandırıyordu.

Akşamüzeri sancı araları yine 5 dakikaya inince hastaneye doğru yola çıktık ama ne bilin bakalım ne oldu! Contractions just stopped! Sancılarım birden bire geçti. Hastane yolunu tutturmuş olduğumuzu nasıl hissedebiliyorlar bilmiyorum:) Bunun üzerine, her gidişimizde en az 2 saat kalmamız gereken ve beni yatağa bağlayan işlemi yaşamak istemediğim için eşime geri dönmemizi söyledim. Dönüş yolunda da Tesco'ya uğrayıp alışveriş yaptık:) Daha doğrusu eşim yaptı, ben arabadan çıkmaya cesaret edemedim.

Eve döndüğümüzde bir şeyler yemeye çalışıp kıvranma, ağlama, yalvarma, dua etme işlemlerine devam ettim.

Gece 10 gibi, bu kez bir sonraki salı çıkabileceğimizi bilmeden 5. kez hastane yoluna düştük.

Eh Arkası Yarın artık:)

Bu arada, doğum sonrası ebeler 2 günde 1 beni ve bebeği kontrol için eve geliyorlar. İlk ebe çarşamba geldi, bugün de 2. muayenemiz vardı ve gelen ebe, hamileliğim sırasında kontrollerimi yapan Malezyalı ebem idi:) Onu görünce o kadar mutlu oldum ki, doktorlardan bile daha iyi olduğunu, çok iyi ve tecrübeli bir ebe olduğunu bir de yüzüne söyledim:) Bir de beni Queens'e sevk ettiği için teşekkür ettim. Doğum yaptığım hastanenin personeli hayatımda gördüğüm en iyi insanlar arasındaydı kesinlikle.

Bebişin sarılığı gerilemiş çok şükür. Ancak şimdi de doğduğunda alnında ve genitals organları üzerinde olan beyaz sivilceler arttı:( Ebepopişini açıp havalandırmamızı tavsiye etti. Artarsa antibiyotik alma ihtimalimi olacak:( İnşallah iyileşir.

16 comments:

sumuklubocek said...

aaaa, en heyecanli yerinde kesmissin sekerim oldu mu simdi?
yalniz, o sancilari cok iyi bildigimden sen her sanci geldi diye yazisinda ben nefesimi tutuyorum onlari tekrar yasarcasina!
zor bir dogum olmus, ama minnosun guzelligine degiyor hersey oyle degil mi?
cok tatli annesi, biz cok sevdik MehmeD Kaan'i...
kaka yaptikca sarilik da gidecek insallah..
opuyoruz!

püstüklü mama said...

ya ama böyle en heyecanlı yerinde de kesilmez ki bu:)

maşallah ne de güzel uyuyor. 5 günde bile büyümüş sanki...

çok tatlı bi bebek:)

AycA said...

Erinde sarılıktı bol bol emzirme ile gidiyor. Ama hala 2 ay bitti azıcık gözlerinde sarılıklar var ama çok az.. anne sütü ile hepsi hallediliyor :) merak etme..
Bir de e hadi artık dogur meraktan çatlatma bizi :P

Köşenin Delisi said...

Çooook tatlı maşallah...tahtalara vuruyorum hemen :)))))))

nilly said...

Vayy be oldukca macerali bir sanci sureci yasamissin. Okurken ben yoruldumvalla, sen iyi dayanmissin :) Bebisin iyiye gitmesine sevindim.

arzu c said...

Ay esracim okurken gozlerim doldu, dogum yaptigim gunu ve oncesinde gecen sancili gunlerimi hairladim, hakikaten annelik hicccc kolay bisi degil:)bi sonraki postunu merak vede heyecanla bekliyorum:)Buarada Kaancik her fotografta biraz daha farkli:)masaallah ona:))buyuyecek cabuk cabuk ins:)

yok ki said...

cok zamandir takip ediyordum hamilelik surecini. senin kadar olmasa da endise ve merakla bekledim ben de :)
gecmis olsun, gule gule buyutun bebeginizi.
anlattiklarindan sevindigim bir ayrinti oldu oncesinde cekmis oldugun regl agrilarinin sancilara dayanmani kolaylastirmasi. sanci icinde kivranirken 'haksizlik bu' demeyecegim artik :)

zeynep said...

hikayenin sonunu merakla bekliyorum . ama süreci şu ana kadar benimkinin aynısı..

ASYA said...

Kaan'cımı öpüyorum inşallah antibiyotik almasına gerek kalmadan düzelir..Ne zorlu bi doğum olmuş sizin ki ana-oğul çok yorulmuşsunuz belli :(sen hastaneye gidip gidip gelmişsin bizde sitene gidip gelip bakıcas artık sonunu okuyabilmek için :)

Sebnem'den said...

KENDİMİ BİR AN İÇİN ''E.R'' DİZİSİN DE HİSSETTİM,DOKTORLAR HEMŞİRELER,BAKICILAR,VE BAĞIRAN BİR KADIN:)
BU ARADA ESKİLERDEN BİR ŞEY HATIRLADIM..SARILIK OLAN BEBEKLERİN YÜZÜNE NEFES ALMASINI ENGELLEMEYECEK ŞEKİLDE SARI TÜLBENT KOYARLARDI..SARILIĞINI ALIRMIŞ..AKLINDA OLSUN:)

süpürgesizcadi said...

Merakla dogmu bekliyorum, dizi gibi oldu dogum hikayen, habire girip bakiyorum devami gelmis mi diye :))

Zorlu bir dogum olmus, oglus pek nazli olucak sanirim :)))

elvan said...

boyle ayrintili yaziyor olman o kadar iyi oluyor ki. insan farkli daha ne ile karsilasabilirim diye kendine soruyor. her seye hazirlikli olmak lazim. insallah kaan beyde kisa surede sariliktan kurtulur ve artik guzel yataginda yatar. :)

Minik meleğin annesi.. said...

Esracım helal olsun sana , ne diyeyim :))

Ben "Nasıl olsa yazamaz" diye bakmamıştım sayfaya, sen iki post yazmışsın bile..

Kaancık büyümüş ya iki günde hemen.. Aferin ona :))

Bu sancı sürecini öyle bir anlatmışsın ki içimden "iyi ki sezaryen olmuşum" demek geldi :P Gerçekten çok zor olmuş yaa.. okurken bile bir garip oldum.. Neyse ki bu acıların sonunda herşeye değen bir bedel veriyorlar kucağına :))

Yusufcuk da sarılık olmuştu ama atlatıyorlar merak etme.. bol bol emince birşeyi kalmaz inşaallah..

Sen de bol bol dinlen bu arada.. ilk günlerin coşkunluğu sonra yerini büyük bir halsizliğe bırakabiliyor..

Salincakta Iki Kisi said...

Ne kadar zorlu bir dogum sureci olmus, burada okurken bile stres yaptim. Annelik boyle birsey olsa gerek, sen en basindan cok guclu baslamissin, bundan sonrasi cok rahat gecer insallah. Kaan melegimiz size ugur getirsin :) Cok yakisikli, cok tatli bir melek o..

Bebekhikayesi said...

Çok maceralı bir doğum hikayesi olmuş bu :)) Çok şükür Kaan bebiş sağlıklı doğdu. Sen de hepsini unutursun ikinciye kalkışırken :)))

Sebla said...

Esra gerçekten geçmiş olsun! Genelde doğum süreci böyle mi olur bilmiyorum ama seninki zahmetli olmuş gerçekten. Okurken, kendimi senin yerine koydum da ne yaparım diye düşündüm. Ama Allah dayanma gücü veriyor herhalde. Sonunda da bir mucize olduğu düşünülürse...Allah bağışlasın! Tekrar tekrar maşallah:) Çok tatlı Kaan:)

Sevgiler.

x