Monday, 21 May 2007



Bölüm 3
4. Gün 13 Mayıs 2007 Pazar
En Güzel Anneler Günü Hediyesi :)


Cumartesi gecesi 10 gibi hastaneye gittiğimizde, idrar verme, tansiyon ölçümü, kalp atışlarını dinleme işlemlerini sil baştan yeniden yaptırdık. Günlerce süren ağrılarım için ebeden yardım istediğimde, yapacak bir şey olmadığını, doğum denen şeyin bu olduğunu söyledi:)

Aşağıya resmini koyduğum sancı aralıklarını ebeye gösterdiğimizde çok güldü:) İlk kez böyle bir şey görüyorum deyip kağıtlardan birisini arkadaşlarına göstermek için aldı:)

Yaptığı muayene sonucu 3 cm açıldığımı ve istersem artık hastaneye yatabileceğimi söyledi. Her gün 1 santimlik açılma beni delirtecekti! Hastaneye yatarsam ağrı kesici alabilecektim ancak doğuma kadar daha günler olabileceğini düşünüp eve gitmek istedim. Ebe ise gülerek, günler mi? Hiç sanmıyorum dedi:)) 3 santimden sonrasının bu kadar hızlı gelişeceğini asla tahmin edemezdim.

En sonunda ağrı kesicilerin hatırına hastanede kalmaya razı oldum. Eşimden ayrılmaya gönlüm razı değildi ama refakatçiye izin verilmiyordu.

Triage bölümünden, doğum için yatacak başka bir hamile bayan, ben ve eşim bir ebenin eşliğinde, doğum için bekleyen hamilelerin yattığı yatakhanelere geçtik. Her oda 4 kişilikti, beni bir odaya yerleştirirlerken sancım geldi. Daha yatağa oturmaya fırsatım olmadan, çıkardığım seslerden dolayı ebe, 'hmm darling, burada yatan herkesi uyandıracaksın, gel bakalım sen' diyerek beni tek kişilik odaya geçirdi:)

Eşim biraz yanımda bekledikten sonra gitti. Bu arada bana 2 ağrı kesici, geceyi uyuyarak geçirmem için 2 uyku hapı (sanırım) bir de bundan sonra kısaca oksijen olarak adlandıracağım %50 oksijen, %50 nitrus oxide'den oluşan entonox'u verdiler.

Doğum için bekleme bölümüne geçtiğimde saat 23.30'du. Bir süre sonra eşim gitti ve beni ağrılarla ve oksijenle baş başa bıraktı.

O vakitten sonrasını parça parça hatırlıyorum. Bahsedeceğim saatler, doğum dosyasında yazan saatler, oradan kopya çekiyorum:)

Bir kaç kez ebeler geldiler, iyi olup olmadığımı sordular.

Saat 02.30'a yakın, bir ebe kontrolümü yapmak istedi. Uçmuş kafayla gerek olmadığını sandım ama ebe beni ikna ederek muayene etti. 5 santim açılma olduğunu söyledi. Ondan sonra hatırladığım ilk sahne tekerlekli sandalye ile bir yerlere götürüldüğüm idi. Bir sonraki sahnede ise eşim 'Geldim aşkım burdayım, yanındayım' diyordu bana. Saat 02.30 gibi beni doğumhaneye almışlar, eşimi de arayıp evden çağırmışlar.

Doğumun son aşaması olan 'pushing' aşamasına kadar yanımda kalacak ve kontrolümü yapacak olan ebenin kendisini tanıttığını hatırlıyorum. İsmi Amanda olan ve tüm doğum süresince de çok 'cool' takılan ebeme 'All midwives are angels!' 'Tüm ebeler melektir!' :)) diye yağ çektiğimi hatırlıyorum:) Evet, sarhoştum:P

Eşime, 'Bu oksijenden eve de alalım' dediğimi de hatırlıyorum:)

Amanda eşime, bebeğin çıkınca giyeceği kıyafetler ve alt bezi hazır mı diye sorduğunu duyunca doğuma çok az kaldığını sanıp sevinmiştim. Ah bilsem daha saatler vardı!

Ondan sonra hatırladığım bir sahnede başka bir kaç ebe canımı oldukça kötü yakıyordu. Benim bağırmalarım üzerine bir tanesinini, 'Biliyorum canın yanıyor sweetheart ama işimi yapmak zorundayım' diye konuştuğunu hatırlıyorum. Saatler geçmesine rağmen suyun gelmemesi üzerine dışarıdan müdahale ile suyu patlatıyorlarmış meğersem o anda.

Hatırladığım bir diğer sahnede ise alarmlar çalıyor ve odaya çeşitli insanlar girip çıkıyordu. Tüm bu işler sırasında eşim sürekli başımda bana moral vermeye ve bildiği tüm duaları okumaya çalışıyordu. Amanda ise NST makinasının başında bebeğin kalp atışlarını takip ediyordu.

Gözümü açtığımda o an için Hintli olduğunu sandığım bir kadın odadaydı. (Ertesi sabah zenci olduğunu ayık gözle gördüm:)) Kadının doktor olduğunu anlayınca bir şeylerin ters gittiğini anladım çünkü her şey yolundaysa doktorlar doğuma girmiyor. Bir ara kadının birilerine meconium'dan bahsettiğini duyunca kendi kendime 'Benim anlamayacağımı düşünüp böyle söylüyor ama ben ne olduğunu biliyorum, bebek içerde kakasını yapmış işte!' diye düşündüğümü hatırlıyorum.

Tüm bu esnada ise durmaksızın epidural için yalvarıyordum. Amanda, 'Biliyorum tatlım canın yanıyor ama beklemek zorundasın' diye cool bir biçimde yaklaşıyordu olaya:) Eşim 'Tamam aşkım, az kaldı, gelecek' diye beni oyalamaya çalışıyordu. Bense 'Epidural istiyorum, hemen, şimdi!' diye bağırarak hastaneyi başlarına yıkıyordum:)

Benden başka, 2'si hayati tehlike içeren ve ameliyata alınan 8 doğum daha olduğu için bana anestezist sırası bir türlü gelmiyordu. Bir nevi morfin olan Pethidine vermeleri için yalvarıyordum ama Amanda, her zamanki cool tavrı ile 'Sweetheart, bebek zaten içerde sleepy/uykulu, pethidine veremem' diyordu. Pethidine bebekleri zaten uykuya geçirdiği için, bizim bebiş de içerde biraz uyuklar vaziyette olduğu için pethidine de vermiyorlardı. Epidural zaten gelmiyordu. Ben oksijenle yetinmeye çalışıyordum ama bir noktadan sonra artık o da beni kandırmamaya başlamıştı. Ben de 'Hemen şimdi epidural istiyorum, epidural verin bana' diye ortalığı yıkıyordum:)

Bu arada, başımda doktoru gördüğüm zaman, bir şeylerin ters gittiğini anladığımda Sezaryen istiyorum diye bağırmaya başladım. O kadar uzun zamandır uyuşturucu için bekliyordum ki tek umudumun sezaryen olduğunu düşünmüştüm o an, o kafayla:) Hani beni canlı canlı kesip biçemeyeceklerine, mecbur epidural vereceklerine göre, epidurale kavuşmak için tek şansımın sezaryen olduğuna kanaat getirmiştim.

Bunun üzerine doktor bana, 'Look sweetheart, (herkesin dilinde bir sweetheart anladığınız üzere) açıkçası senden çok bebek umurumda, eğer onun ihtiyacı varsa hemen şimdi sezaryene alacağım seni' dedi.

O esnada, bebeğin kalp atışları yavaşladığı için içerde oksijensiz kaldığından korkmuşlar ve şırınga ile içerdeki bebişin kafasından kan alıp acil laboratuvara göndermişler. Eğer sonuçlar kötü olsa idi sezaryene alıyorlarmış ancak çok şükür sonuçlar iyi çıkmış, böylece normal doğuma devam etmişler.

Bir ara kan alınması vs laflarını duyunca yine ortalığı yıkmıştım, 'Ne kanı? Niye kan alıyorlar, hemen açıklayın banaaaa!' diye:) Ancak işlemin yapılışını hatırlamıyorum.

Eşim, oksijeni alınca kişiliğimin tamamen değiştiğini söylüyor. Hatta doktora da, 'eşim aslında hiç böyle birisi değildir, kişiliği değişti' deyince doktor 'Emin misin?' diye şüpheye düşmüş:)

Oksijen elim ayağım olmuştu, 1 sn için bile ayrılmak istemiyordum. Çok kötü bağımlılık yapıyor:)

Neyse, en sonunda anestezist geldi ama bir türlü işleme başlayamıyorlardı. Adam geldi ve adamın cağrı cihazına acil çağrı geldi! Bir ara dışarı çıktı geldi, bu arada bana, o kafayla epiduralin zararları üzerine bir kağıt okutmaya çalışıyorlardı! Evet evet, her şeyi kabul ediyorum diyerek kağıdı fırlattım:P Zaten doğum planıma epidurali yazmışım, öncesinde her şeyi kabul etmişim, doğum anında o kafayla ne olduğu kimin umrunda olur ki!

Eeeeenn sonunda, saat sabah 5 gibi, iki sancı arasında epidurali yaptılar ve rahatladım.

Elimde bir buton, sancı geldikçe basıyordum ve dozajı arttırıyordum. Ancak o dozajı da ayarlı veriyorlar, hiç bir zaman tam uyuşmanıza izin vermiyorlar. Çünkü pushing bölümüne geçtiğinizde hislerinizi kaybetmemiş olmanız gerekiyor ki push edebilesiniz:)

Epiduralin yanı sıra ara sıra oksijeni de çekiyordum ve önceki aşamalara göre çok çok çok rahat ediyordum. Yalnız bir ara inanılmaz bir titreme geldiğini hatırlıyorum.

Saat 6.30 olduğunda 10 santimlik açılma tamamlanmıştı. Ancak pushing aşamasına 08.00'dan sonra, çok tatlı iki ebenin tezahüratları arasında geçtim:)

Push push push push! Well Doooonnnneeee!
Push push push push! Good Giiiiiiirrrrrllllllll!

Son 45-50 dakika bu tezahüratlar ve ebelerin moral vermesi ile geçti.

Çok şükür saat 08.55'te, oldukça boklu bir vaziyette doğdu bebişimiz :)

Öncesinde bana bebeği hemen mi istersin yoksa temizleyip sana öyle mi verelim diye sormuşlar, ben de bebeği hemen kucağıma almak istemiştim. O yüzden doğar doğmaz, en doğal haliyle kucağıma verdiler:) Ben zaten o anda her şeyi çoktan unutmuştum:)

En güzel anneler günü hediyem, anneler gününde gelmişti bana:)

Normalde 5 santimlik açılmada epidurali veriyorlar. O zamana kadar çok rahat oksijen ile idare etmiştim. Doğumhaneye gittiğim gibi epidurali alabilseydim bu kadar zor geçmezdi muhtemelen.
Öncesinde oksijen, sonrasında epidural ile çok rahat bir normal doğum yapılabilir. Anlattıklarım kulağa horror story gibi geliyor belki ancak insan sonrasında zor bir doğum geçirdiğini hatırlasa da çektiği acıyı hiç bir şekilde hatırlamıyor. Sanki tüm bu olanlar başka bir boyutta, asırlar önce olmuş gibi geliyor şu an bana. Oysa sadece 1 hafta önce yaşandılar.

Doğumdan başka herhangi bir sebeple bu acıyı çekse insan asla bir kaç dakika sonrasında her şeyi unutmuş, mutlu mutlu gülümsüyor olamaz herhalde. Oysa doğumda çekilen bu acı, bebişin kollarınıza verilmesiyle silinip gidiyor.

Minik Meleğin Annesi, benim hikayeyi okuduğunda, 'içimden iyi ki sezaryen olmuşum demek geldi' demiş:) Ama inan ki ben iyi ki normal doğum olmuş diyorum, her şeye rağmen:)

Fiziksel ve psikolojik çok faydasını gördüm. Onlar da başka bir posta artık:))


23 comments:

Minik Patikler said...

Yerim ben onun uzanmis kollarinii cok seker annesi cok seker masaAllah barekAllah :) Bosuna gunahlarin dokulmuyor demek ki dogumda baksana neler olmus neler ben vaz mi gecsem sezaryen sonrasi normal dogum dusuncemden ne yapsam :)

aqua said...

yenı gordum daha dogum yaptıgını hayırlı olsun umarım cok guzel bır hayatı olur bebısınızın :=)

Açalya said...

Esra, cok guzel ve ayrintili anlatmissin, gozum de korkmadi degil :P haaa.
Ama sana birsey diyeyim mi, Kaan gozume hic kucuk, zayif bir bebek gibi degil, aksine tombik birsey gorundu. Cooook sirin coookk. Gule gule buyut. Ben bu aralar yazamasam da buraya, dogum hikayeni takip ediyorum, keyifle okuyup, Kaan'in resimlerine de bakmaya doyamiyorum.

sumuklubocek said...

Esracigim, dogum hikayenin son gunu bana benziyor; epidural isterim diye bagirmalar, oksijen ve hatta sezaryeni bile dusunmeler. sen anlattikca ben o anlari tekrar yasadim sanki.
ama iste bebis cikar cikmaz tum acilar sonlaniveriyor.
Masallah, cidden melek bu bebekler, ne tatli uzanmis o oyle annesi... daha cok foto isteruk :)))

Ben Ona Resmen Asigim said...

Ya açalyanın dediği gibi bu bebiş hiçte zayıf değil ki elleri filan topik gibi bide cin gibi bakıyor.Yerim ben onu ya.
Ben çeşitli sebeplerden dolayı sezeryan doğum yaptım.Ama yakın arkadaşım normal doğum yaptı. Arkadaşımın suyu geldi fakat bebek doğum kanalına girmedi.Kızcağız gece saat 4 te apar topar hastaneye gitti. Bebeği kanala sokmak için sağlık toplarının üstünde zıplatmışlardı. Arkadaşım bir yandan epidural bağlantıları vucudunda top üstünde zıp zıp zıpladı bebek ertesi gün saat 2 de doğdu. Doktor son kez bakıcaz ve sezeryana geçicez diyince bebek sanırım hemen kanala girdi :) Ama şimdi hiç hatırlamıyor bile.

Köşenin Delisi said...

Hiç de horror story gibi olmamış Esracım, o kadar komik ve güzel anlatmışsın ki!! :D Kaan Bebek çok şanslı böyle esprili bir annesi olduğu için... ama eşin epey korkmuştur herhalde sen öyle bağırdıkça di mi :)))))) Kaancığa sevgiler.

melike said...

bizim komşunun kızı bebek doğmayınca sezaryenle aldılar eğer bir iki saat daha geç kalınsaydı bebek kakasını yiyicekmiş doğum zamanı geçtiği için herkes çok şaşırıp sebebini sorduğunda bebeğin bir iki gün önce doğması gerekiyormuş doğmayınca açlıktan kakasını yiyicekmiş yeseydi direk zehirlenip ölürdü dedmişler. kim duyunca şok oluyor çünkü böyle birşey kimsenin başına gelmemiş. yada biz ilk defa duyduk senin bebeğinde geç doğunca öyle birşey olacak sandım neyseki sizinki ucuz kurtulmuş sadece üstüne bulaşmış

ASYA said...

esracım,walla zor bi iş becermişsin..Bende mi acaba sezeryan yaptırsam düşünmeden edemedim okuduktan sonra :( ee yazı dizisi 3 bölümde zor bitti doğum :) şimdi sıradaki adaylardan crebro ile açalya da bi doğursun:) bakalım ondan sonra karar veririm artık :)
Ebelerin muhabbetini de bu şekilde eğlenceli algılayabilmen acını hafifletmiştir umarım doğum süresince :)

Kaan çok tatlı çıkmış fotoda annesi..kollarında hafif kızarıklıklar var onlar neden ki?

Meltem Sözer said...

Esra, zor olmuş doğumun geçmiş olsun. Kaan'nın anneler gününde doğması da harika. Bence hiç de küçük görünmüyor çok tatlı çokk.

Anne ve Bebisi said...

Teşekkürler MPcim, yok sakın vazgeçme. Herkesinki benimki gibi olacak diye bir şey yok. Normalde2 saatte olup bitiyor doğumlar:) Sen ikinci için buraya gel:) İstemesen de normal doğurturlar burda:P

Aquacım çok teşekkürler, darısı başına:)

Açalyacım, arada güncelle ya:) Çok merak ediyorum:)
Çok sağol teyzesi, biraz kamera hilesi sanırım onun tombişliği:) Ama belki bizim gözümüz alıştığından bize de küçük gelmiyor o kadar:))

İremcim, sevgili kaderdaşım:))

Sevgili BORA:) Dediğim gibi resimlerde biraz tombiş çıkıyor ama yok henüz o kadar tombiş değil:)

Arkadaşın da epey maceralı bir doğum geçirmiş:)

Sevgili Köşenin Delisi, teşekkür ederim:) Evet eşim kendi deyişiyle tramva geçirmiş:) İyileşmeye çalışıyor:) Doğumu yapan benim ama etkilenen o zavallım:) Yine de onun açısından çok zor bir durum, elinden bir şey gelmeden tüm o süreç boyunca beklemek çok çok zor olmalı.

Sevgili Melike, doğum tarihi geçen bebeklerin içerde kakasını yapma ihtimali yüksek. Ancak doğum esnasında da bebek içerde kakasını yapabiliyor. Dikkat edilmesi gereken bir durum kesinlikle. Az miktarda kakayı tolere edebiliyormuş bebekler ama çok fazla kakada uzun süre beklememesi gerekiyormuş bebişlerin. Doğumdan sonra bizim bebişi 24 saat gözlediler. O kaka sebebiyle herhangi bir durum gelişecek mi diye ama çok şükür hiç bir şey olmadı. Bahsettiğin anne ve bebeğinin de sağlıklı olmasına çok sevindim.

Asyacım, korkma:) Herkesinkisi benimkisi gibi olacak diye bir şey yok. Normalde tüm doğumu 12 saatte falan olan da var:) Umarım Açalya'nın, Crebro'nun, senin ve tüm hamilelerin doğumu kolay geçer. Sakın korkma ve normal doğumdan vazgeçme. O kadar şeye rağmen, yine olsa yine normal yaparım:)) Ne kadar rahat,gerisini sen düşün artık:)

Anne ve Bebisi said...

Teşekkürler Meltemcim:) Umarım sen çok daha kolay bir doğumla, saplılı bir şekilde alırsın Arelciği kucağına:)

Gözün korkmasın, ihtiyacın olan anda Epidurali aldıktan sonra gerisi kolay.

Sebla said...

Gerçekten çok tatlı:) Arkadaşların da dediği gibi hiç de küçük değil.Normal bebiş işte:) Kaan bebiş:) Küçük adam sanki:) Doğum hikayeni endişeli okusam da ben de normal doğumdan yanayım. Yaşa da gör diyenler olabilir bana ama normal doğumla hücrelerin yenilendiği söyleniyor. Sezeryan da birçok Avrupa ülkesinde tavsiye edilmiyormuş diye duydum.

Kolaylıklar:)

Mademoiselle said...

Zor bir dogum olmus. Bitmis olmasina ve suan Mehmed Kaan ile beraber oldugunuza cok sevindim. Cennet bosuna mi annelerin ayagi altinda...

Minik meleğin annesi.. said...

Maşaallah Mehmed Kaan'a, binlerce maşaallah.. o ne güzel poz öyle :))

Sonunda doğurmana çok sevindim :))

Eşinin hemşirelere yaptığı açıklamaya da çok güldüm.. Canım yaa, ne haldeydin kimbilir..

Çok zor bir doğum olmuş evet ama oğluna her bakışında biraz daha geride kalacak herşey..

Bol bol dinlen olur mu..

Pratik Anne said...

Esra,
Maasallah bebishin pek guzel. Dogumun da uzun bir surec olmus ama haticeye degil neticeye bakmak lazim. Ikiniz de sagliklisiniz, maasallah tekrar tekrar.

Bundan sonra hergun bir macera. Allah hepinize uzun omur versin.

AycA said...

Amanınn.. okurken bir acayip hissettim .. bende çok şükür sezaryen oldum dedim yüzssüzce..:)
Şaka bir yana geçmiş olsun ama anlatmaya çok değer bir doğum hikayen olmuş.. bundan sonra mutlu mesut rahat yaşayın inşallah.. kalbim hop hop etti okurken yahu bir daha okuyacağım hatta:)
Kaanın o kollarını ısır benim için annesi

Ayşe said...

Doğum sürecin gerçekten tam bir hikaye olmuş ve bölüm bölüm anlatmakta da çok iyi etmişsin. Ayrıca bu uzun ve sıkıntılı sürecin ardından sezeryanda olabilirdi.Çok sevindim sonunun istediğin gibi bitmesine. Bende ikinci doğumumda, doktora ve eşime çok yalvarmıştım sezeryan alınayım diye ama doğumdan sonra o kadar teşekkür ettim ki benim sözümü dinlemediklerine:))

Maşallah Mehmed Kaan ın tüm kareleride birbirinden şeker. ama biri hariç, ondan korktum işte:P ee zaten oda öyle istemiş ya dimi:))

nilly said...

Ne guzel bir uyuyus oyle o, kollarini mucx muck yapasim geliyor. Valla okudukca kendimi bir filmin sahnesinde hissettim. Baya zorlamis bu kucuk oglan seni. Mucadeleci biri olucak demek ki :) Ama masallah ikinizde sag salim basardiniz.

Sebnem'den said...

MİNİK MELEK NE GÜZEL UYUYOR ÖYLE....MAŞALLAH.
ÇOK GÜZEL YAZMIŞSIN.O KADAR SANCININ ÜZERİNE BUNLARI HATIRLAMAN ÇOK İYİ..TEKRAR GÜLE GÜLE BÜYÜT.

Serra yiLmaz said...

ayy bayiLdim dogum hikayene. Sonlara dogru gozLerim doLdu, insan bi garip oLuo. Etrafimdaki tum anneler ole soluo "bebei kucaga aLinca tum aciLar unutuLuo" dioLar. Demek ki gercekten dogruymu$. :)

~Serra

p.S. yaLniz seninki ne ki.. annem iLk dogumuna saatLer kaLa (abLam dunyaya geLirken) surekLi yanina geLip adini soyadini, vb. $eyLeri bircok kez soran doktora sonunda sinirLenip "saLak misin Sen, sabahtan beri kaC kere soLedim" dierek azarLami$. hehe :) haLbuki onnarin niyeti kafa yerinde mi die bakmakmi$ snrm.. :P

Bilun said...

Esracığım hakikaten en güzel anneler günü hediyen Kaan bebiş!! Her gününüz mutlu, huzurlu ve sağlıklı geçsin.. Öptüm çok!!

meltem said...

esroscuugm canım benım pembe dızının bu bolumu hıc de pembe olmamıs valla:)))

ben zaten dogumdan urkuyodum..sımdı daha da bır urktum:((((

ısrarla ben dogum yapana kadar teknolajı bıraz daha gelısır dıye umıt edıyorum...

naparsın benımkısı de zuurt tesellısı ıste:)))

kaan bebıs nasıl?hergun bol bol emıyomus...meral teyzesınden alıyom haberlerını:)))

yesım teyzesı gelınce tanıyamayacak sızı:)))

opuyorum canım..

Koyubeyaz said...

oncelikli anneye ve ogula masallah masallah ve masallah diyorum... sonra okurken nefesimi tuttugumu ve sanki olaylarin tamda yanimda cereyan ettigini falan sandim. anne olduktan sonra her bebek hikayesi her dogum hikayesi benim icin bire bir yasaniyor havasinda oldugu icin seninle beraber dogumahaneye girmis gibi oldum. Harikasin gercekten ve ciddin muthis bir is basarmisin. ben sahsen okurken epidural olduguma sevindim inan. bu kadar mucizevi sekilde dunyaya geldiklerinden belkide onlara asik oluyoruz. ekranda atan kucuck bir kalp gorundugu andan itibaren baska bir boyuta geciyor insan dogduklarinda bu boyut dahada acayiplesiyor. tekrar ediyorum harika bir is basardin kutluyorum seni. allah her daim saglikla huzurla yasamanizi nasib etsin...

x