Sunday, 7 January 2007

Balık Sorunsalı

Bugün pazar, eşim işte. Evde yalnızım. Dükkanlar kapanmadan çarşıya uğramak güzel olurdu ama sanırım hafif yağmur çiseliyor ve soğuk. Evde kalıp bebişin yeni battaniyesine başlamak daha cazip geliyor:) Dün akşam, acemi işi ilk battaniyeyi bitirdim. Acemi işi ikincisine başlamayi düşünüyorum. Bugünlerde hem anneannemiz, hem babaannemiz birer kutu gönderecek inşallah:) Profesyonel işi nasıl oluyormuş, hep birlikte görürüz artık:)

Bir süre önce internette araştırma yaparken, deniz ve okyanusların kirlenmesi sonucu balıkların tehlikeli oranda civa içerdiklerini ve özellikle hamileler tarafından bazı balıkların kesinlikle yenilmemesi gerektiğini okumuştum. Burada kontrol için doktora gittiğinizde de zaten köpekbalığı, kılıçbalığı gibi balıkların yenmemesi gerektiğini söylüyorlar. Tabii insan, neden köpekbalığı yiyeyim ki diye düşünüyor:) Ancak internetteki yasaklı balıklar listesi bu ikisi ile sınırlı degil maalesef. Gün geçtikçe liste uzuyor:(

Hamilelere bol bol balık yemeleri tavsiye edilir ama burada haftada en fazla 2 porsiyon balığa izin veriyorlar, o da mümkünse konserve balık olmalı. Tabii şahsına münhasır panik insan-yarım doktor:) olaraktan balık olayı kafama takıldı. Bazı doktorlar özellikle hamilelere balığın kendisini değil, kapsüllenmiş, civa içermeyen "fatty acid fish oil-balık yağı" olarak satılan hap halini öneriyorlar. Holland and Barrett isimli vitamin marketinde söz konusu kapsülleri buldum, ancak alamadım çünkü kapsüller gelatin ile kaplanmış ve ben gelatin yemiyorum. Tabii sözkonusu vitamin balık olunca vejeteryan olanını da bulamadım -Doğal olarak:)- Sadece vejeteryan omega 3 bulabildim ama tabii o da balık yağı içermiyor.

Balık yemekten vazgeçmek üzereydim ki wild alaskan salmon isimli balığın tespit edilemeyecek oranda civa içerdiğini öğrendim. Yine de tam olarak güvenemiyorum çünkü her araştırmada başka bir şey çıkıyor ortaya! Sonuçta civa içermiyorsa da başka kimyasalları içeriyor! Ben en iyisi gelatinle kaplanmamış balık yağı kapsülleri araştırayım internetten. Balığı o kadar çok sevmeme rağmen şu an çekinerek yiyebiliyorum:( O da ayda ancak 1 ya da 2 kere. Her yediğim balık için de internette defalarca araştırma yapıyorum.

Insanoğlunun bu kadar sorumsuz yaşamasının sonuçları bir gün ortaya çıkacaktı, balıklara gelmeye başlayan yasaklarla başladık bile:(

6 comments:

Incik said...

Cok haklisin, ben de ayni celiskiyi yasamistim hamileliklerimde. Benim doktorum, baliklardaki civa miktari buyuklukleriyle dogru orantili oldugundan, kucuk baliklari tercih etmemi soylemisti. Kalamar, karides de yiyebilecegimi soylemisti. Ben de oyle yaptim. Konserve ton baligi da bir baska cozum. Jelatinsiz kapsul yerine balik yagi suruplarina ne dersin? Ingiltere mali "Seven Seas" diye iyi bir marka var, buyuk oglumun mamasina katiyordum bir ara. Ustelik portakal esansli, balik yagi kokusu cok az hissediliyor. Sen de birseylere katabilirsin belki.

Anne ve Bebisi said...

Merhaba Inci,gerçekten bazen ne yiyip ne yemeyeceğimi şaşırıyorum. Ton balığı da maalesef şüpheliler listesinde:( Her şey o kadar bozulmuş ki! Seven Seas'i biliyorum,tavsiye için teşekkürler, balık yağı almak aklıma gelmişti, kapsüllerle aynı işlevi görüyordur herhalde, di mi? Yanında kaşık kaşık nutella ile yiyebilirim sanırım;)

New York'tan said...

Bu kadar olabilir, ben de arkadasima ayni seyi anlattim gecenlerde, biz balik almiyoruz eve,bununla alakali yazi okumustum parents dergisinde,esim de haberlerde dinlemis,dedigin gibi, deniz kirliligi yuzunden, baliklarda civa orani cok yuksekmis,o da zeka geriligi yapiyormus Allah korusun, ben Mirzahana hamileyken yemedim, eve de almiyoruz,oglumada omega3 alacagi baska yiyecekler veriyoruz ceviz, balik yagi,(icinde mercury ve lead olmayan),incik'in dedigi gibi, esansli olanlardan alabilirsin bizimkiside portakalli.
masAllah bilinclisin ne guzel, insanlarin cogunun haberi yok malesef:(

arzu said...

Sevgili Annecik:)ben vejeteryan oldugum icin sayir zamanlarda yemedigim gibi hamileykende yemedim balik, ama hamdolsun hersey yolunda gitti benim icinde A.Aslihan icinde:)ama tabi balik sever biri icin zordur baliklara supheyle yaklasip, yemek!!Ben hamileyken zorlada olsa azda olsa yemeye calisssam gibi tavsiyeler oldu Aslihancim daha zeki olsun diye(ama benim en sevmedigm et turu balik, yiyemedim) birde annem 3 numarali abime hamileyken hic balik yiyememis, hatta ondan sonra baliksevmez olmus:)masaallah abimde cok zeki, hep hayati basarilarla dolu, annem bide balik yeseymis neolurmus bilmiyorum, bende hamileyken oylece icimi rahat tuttum, bide suna inaniyorum,, insan vucudun ihtiyaci olan seylere yoneliyor yemek icin,mesela hamileyken kanimdaki demir orani dusuktu, ve ben kirmizi mercimek ve bulgur iceren seyleri pek isteyerek,severek yedim, sonra diyetisyenim soyleyince ogrendimki, demir orani yuksek besinlerdenmis bunlar!! bebesine ve sana saglikli gunler:)

Mercan'ın Deryası said...

Bence bu kadar gerilmenize gerek yok arkadaşlar. Sonuçta kirlenen sadece denizler değil, delik bir ozon tabakası var. Ver karbondioksitin Allahını alarak yetişmeye çalışan sebzeleri tüketiyoruz. İçtiğimiz suyun ambalajında yazan yerden doldurulup doldurulmadığını, veya o yerin gerçekte nasıl bir yer olduğunu da bilmiyoruz. Ambalajında satın aldığımız herşey entegre et üretim ve tüketime sunma tesislerindeki gibi steril bir ortamda da hazırlanıp ambalajlanmıyor. Sebze ve meyveler toprakların veriminin düşmesi yüzünden daha çok yemiş vermesi için gübreleniyor. Doğal gübre fiyatları yüksek geldiği için inorganik gübre kullanılıyor...

Yani bu kadar felaketin ortasında ne kendimizi ne bebeğimizi asla maksimum seviyede koruyamayız.

Ben şu sıralar sadece bu mevsimde yetiştirilmesi normal olan veya mevsimi gelmiş olanları bulup almaya çalışıyorum. Mesela domates almamaya çalışıyorum.... Konserve tüketmemeye çalışıyorum. Salçam bile ev salçası!

Balıktan o kadar korkmayın :))

sevgiler

Anne ve Bebisi said...

Sevgili Şeyma, Omega 3'ü başka yollardan almaya karar verdim ben de artık. Badem,yumurta,fortified cereals etc. Balık yağları için de ciğerden olmamasına dikkat etmek gerekiyor vs, o yüzden o fikirden de vazgeçtim:)

Sevgili Arzu,insan vücudu ihtiyacı olan şeylere yöneliyor kesinlikle.Ben baba evimden gelen bir alışkanlıkla çok çok az tuzlu yerim. Hatta yemeklere tuz atmayı unuttuğum çok olmuştur:) Insanların tuzsuz diye ağızlarına koyamadığı yiyecekler bana gayet lezzetli gelir:) Ancak henüz hamile olduğumu bilmediğim bir akşam, eşim ve bir arkadaşımızla sinemaya gitmiştik, canım o kadar tuz çekiyordu ki tuzlu mısıra çifte tuz koydurtmuştum! Arkadaşım ve eşim çok şaşırmıştı:) Zehir gibi olmuştu ama bana gayet lezzetli gelmişti:) Normal zamanda imkanı yok yemem onu:) Neyse ki tuz eksikliği o zaman kapandı herhalde ki bir daha ihtiyaç duymadım.

Hamilelikten çok önce pregnacare isimli hamileler için özel üretilmiş multivitamini almaya başladığım için (sanırım o sebepten) çok şükür bütün vitamin vs değerlerim normal çıktı ki genelde demir eksikliği sorunu yaşanıyormuş. Dediğim gibi, balık yemeyi bırakacağım sanırım. Ne diyelim, hayırlısı olsun.

Sevgili Derya, aslında bu balık ve civa sorunu daha çok okyanus balıkları ile beslenen ABD, Kanada, Avustralya, Ingiltere gibi ülkeler için geçerli sanırım. Hatta ABD'de Ingiltere'ye göre daha ciddi bir sorun galiba. Küçük denizlerdeki balıklarda henüz bu kadar ciddi değil durum sanıyorum ki. O yüzden Türkiye'de nispeten daha rahat tüketilebilir balık.
Dediğin gibi, her şeyin yapaylaştığı bir zamanda ve dünyada insan kendisini ve çocuğunu ne kadar koruyabilir ki. Ama yine de civa, diğer sözkonusu yapay maddelerden daha büyük tehlike içeriyor:( Ne diyelim, hayırlısı, Allah herkese hayırlı ve sağlıklı bebişler versin inşallah.

x